içinde ,

Bilim adamları, Grönland buzunun altındaki bitkileri keşfettiklerinde şaşkına döndü

Grönland'ın çoğu bugün buzla kaplı. Ancak yeni bir çalışma, son bir milyon yıl içinde eridiğini ve belki de okyanusa yakın kıyıdaki doğu Grönland'ın bu görüntüsü gibi yeşil tundrayla kaplandığını gösteriyor. Araştırma, Grönland'ın iklim değişikliğine karşı daha önce anlaşılandan daha duyarlı olduğuna ve geri dönüşü olmayan bir şekilde erime riski altında olduğuna dair güçlü kanıtlar sağlıyor.
Grönland'ın çoğu bugün buzla kaplı. Ancak yeni bir çalışma, son bir milyon yıl içinde eridiğini ve belki de okyanusa yakın kıyıdaki doğu Grönland'ın bu görüntüsü gibi yeşil tundrayla kaplandığını gösteriyor. Araştırma, Grönland'ın iklim değişikliğine karşı daha önce anlaşılandan daha duyarlı olduğuna ve geri dönüşü olmayan bir şekilde erime riski altında olduğuna dair güçlü kanıtlar sağlıyor.

ABD Ordu mensubu bilim insanları 1966 yılında Grönland’ın kuzeybatısında yaklaşık 1.60 kilometre derinlikte bir sondaj gerçekleştirdi ve 4.57 metre uzunluğunda bir tüp toprak çıkardı. Çıkan toprak on yıllar boyunca derin dondurucuda unutuldu. En son 2017 yılında yanlışlıkla yeniden keşfedildi.

Vermont Üniversitesi bilim insanı Andrew Christ 2019 yılında Grönland’dan çıkarılan toprağı mikroskopuyla incelediğinde kum ve taş parçalarından ziyade yakın jeolojik geçmişte buz tabakasının ortadan kalktığını ve bitkilerin ortaya çıktığını veya belki de 1.6 kilometre derinlikte yer almış olan bir kutup altı ormanının varlığını gösteren dallar ve yapraklar görünce gördüklerine inanamadı. Geçtiğimiz yıl boyunca Christ ve Vermont Üniversitesi’nden Paul Bierman, Columbia Üniversitesi’nden Joerg Schaefer ve Kopenhag Üniversitesi’nden Dorthe Dahl-Jensen tarafından yönetilen uluslararası bir ekip Grönland’ın derinlerinden gelen ve eşi benzeri olmayan fosil bitkileri ve tortuları inceledi. Elde edilen sonuçlar Grönland’ın büyük bir kısmının veya tamamının son bir milyon yıl veya belki de birkaç yüz bin yıl öncesinde buz tabakası olmayan bir döneminin olduğunu göstermekte.

Christ;

“Buz tabakaları genellikle önüne çıkan her şeyi ezer ve yok eder. Ancak mükemmel bir şekilde korunmuş bitki örtüsü keşfettik. Bu bitkiler aslında fosil fakat sanki daha dün ölmüş gibi görünüyorlar. Bu tıpkı Grönland haricinde başka bir yerde bulamayacağımız bir zaman kapsülü gibi” şeklinde ifade etmekte. Christ durum hakkında “Buz tabakaları genellikle önüne çıkan her şeyi kaplar ve yok eder nitekim biz bir şekilde korunmuş bir bitki örtüsü keşfettik. Bu bitkiler aslında fosil fakat sanki daha dün ölmüş gibiler. Bu durum tıpkı Grönland haricinde başka bir yerde bulunamayacak bir zaman kapsülü gibi.” şeklinde ifade etti.

Bu keşif dünya tarihinin yakın geçmişinde gerçekleşen sıcak dönemlerde (günümüz insan kaynaklı iklim değişikliği gibi) Grönland’ın buz tabakasının tamamen eridiğini doğrulamakla beraber yeni bir yaklaşım da sunmakta. Grönland’ın buz tabakasının geçmişini anlamak, gelecekte yaşanacak iklim değişikliğinde ne tür koşulların ortaya çıkabileceğini ve buz tabakasının ne kadar sürede eriyebileceğini tahmin etmek için büyük öneme sahip. Grönland buzulları deniz seviyesinin yaklaşık altı metre yükselmesine neden olabileceğinden ötürü bütün kıyı şehirleri risk altında. Yeni çalışma ise Grönland’ın sanılanın aksine iklim değişikliğine karşı daha kırılgan ve hassas bir yapıya sahip olduğuna ve buzulların geri dönüş olmayan bir şekilde erime tehlikesi altında olduğunu gösteren güçlü kanıtlar sunmakta.

Paul Bierman çalışma hakkında “Bu sonraki kuşakların sorunu değil bilakis önümüzdeki 50 yılda gerçekleşebilecek acil bir sorundur.” şeklinde söylemekte.

Buz Altındaki Bitkiler

Buzun Altındaki Sırlar

Yeni PNAS çalışmasında kullanılan örnekler, 1960’lı yıllarda Kuzey Kutup Dairesi yakınında bulunan Soğuk Savaş üssü Camp Century’den gelmekte. Camp Century’nin gerçek amacı ise Iceworm Projesi kapsamında Sovyetler Birliğine yakın buzulların altında 600 nükleer füzeyi saklamaktı. Amerikan ordusu Iceworm Projesini gizlemek için ise üsse kutup araştırma üssü süsü vermiştir.

Camp Century’nin askeri görevi başarısız sonuçlansa da bilim ekibi buz çekirdeğine 1.4 kilometre derinliğinde bir sondaj gerçekleştirmek dahil olmak üzere önemli araştırmaları tamamlamayı başardı. Camp Century’deki bilim insanları, dünya tarihindeki buzul çağlarına yönelik araştırma yapmak için bizzat buzullara odaklanmaktaydı. Fakat görünüşe göre buz çekirdeğinin altından topladıkları toprağa ise yeterince ilgi göstermediler. Bir dizi enteresan olay örgüsü sonucunda Amerikan ordusu buz çekirdeğini 1970’li yıllarda önce Buffalo Üniversitesinde bir derin dondurucuya ardından Danimarka, Kopenhag’da bir derin dondurucuya taşıdı. Buz çekirdeği Kopenhag’da unutulmaya yüz tutmuşken bir başka taşınma esnasında ortaya çıktı.

Buz tabakasının bir kısmı 2.6 milyon yıl süren Pleistosen döneminin büyük bir bölümünde hatta “buzularası” denilen sıcak dönemlerde dahi varlığını sürdürdü. Ancak buz tabakasının hikayesinin büyük bir bölümü adadan denize dökülmüş olan çamur ve taş örneklerinin deniz sondajı yapılarak toplanması yoluyla dolaylı kanıtlar ile toplanabildi. Grönland’ın buz tabakasının yaklaşık 120 bin yıl önce sona eren buzul arası dönemdeki büyüklüğü ve sahip olduğu ekosistem hararetli tartışmalara konu olsa da tam olarak anlaşılamadı.

Yeni çalışma ana karadan 120 kilometre içeride ve Kuzey Kutbundan 1200 kilometre uzaklıkta bulunan Camp Century’deki buz tabakasının geçen milyon yıllar içerisinde tamamen eridiğini ve yosun veya ağaçların da olduğu bir bitki örtüsü ile kaplandığını ortaya koymakta. ABD Ulusal Bilim Vakfı tarafından desteklenen çalışmada 1990’lı yıllarda Grönland’dan alınan iki buz çekirdeğinin incelenmesini de içermekte. Buz çekirdeklerinden alınan tortu, yakın jeolojik geçmişte buz tabakasının bir süre mevcut olmadığını göstermekte. Grönland ve Camp Century’den alınan buz çekirdekleri, araştırmacılara Grönland’ın buz tabakasının nasıl değiştiğine yönelik yeni bir bakış açısı sunuyor.

Araştırmacı bilim insanları

Bilim insanlarından oluşan ekip;

Camp Century’deki buz çekirdeğinin altından çıkan tortuları, fosilleri ve yaprak kalıntılarını bir takım gelişmiş analiz yöntemleri kullanarak incelediler. Henüz daha çok yeni olan analiz yöntemleri arasında sadece zemin açık havaya ve kozmik ışınlara maruz kaldığı vakit ortaya çıkan alüminyum ve berilyum izotoplarının oranlarını ölçmek gibi teknikler bulunmakta. Bilim insanlarına Grönland’ın geçmişinde neler olup bittiğini ölçmek için bir nevi saat veren bu analiz yöntemi, taşların ve kayaların ne kadar süre yüzeyde ve buz katmanı altında kaldığını anlamalarına yönelik yeni kapılar aralamakta.

Bir diğer yöntem ise, ekibin aktardığına göre “buz tabakasının yokluğunu ispatlayan” tortunun çökeldiğini belirlemek için buzda bulunan oksijen formlarını kullanmak şeklinde. Bütün tekniklerin lüminesans çalışmalarıyla birlikte kullanılmasıyla; tortunun ne kadar süre ışığa maruz kaldığı, buzdaki ağaç parçalarının radyokarbon tarihlendirilmesi ve buz tabakalarının ve çöküntülerin nasıl bir araya geldiğinin incelenmesi, ekibin Grönland’ın buz tabakasının tamamen olmasa da geçtiğimiz milyon yıllar içerisinde eridiğini ve beyaz buz örtüsünün yerini yeşil yosun ve bitki tabakasının aldığını ve belki de çam ve kök nar ağaçlarının ortaya çıktığını anlamasını sağladı.

Yeni çalışma geçmiş ekosistemlerin buzul çağları ve buz tabakaları altında yok olmadığını göstermekle beraber ekosistemlerin yerin üstünde oluşan nispeten genç buz tabakaları altında oldukları yerde donmuş olarak kaldıklarını göstermekte. 1960’lı yıllarda ABD Ordusu, Camp Century hakkında çektiği bir filmde, anlatıcı “Grönland’ın %99’u kalıcı kutup buzu altındadır.” şeklinde anlatmıştır. Yeni çalışma eskiden düşünülenin aksine böyle olmadığını ispatlamıştır.

Vermont Üniversitesi’nden Christ ” Çalışmamız Grönland’ın doğal iklim değişikliğine karşı düşündüğümüzden daha hassas olduğunu gösteriyor. Halihazırda bildiğimiz üzere, insanların yol açtığı ve kontrolden çıkmış olan iklim değişikliği doğal iklim değişikliği hızını çoktan aştı.” şeklinde ifade ediyor. Vermont Üniversitesi’nden Paul Bierman ise şu şekilde aktarıyor: “Grönland konum olarak uzakta gözükebilir fakat New York, Miami, Dhaka veya adını vereceğiniz herhangi bir kıyı şehrini çabucak sular altında bırakabilecek kadar hızlı eriyebilir.”

Burak Hüseyin Ekseli


Bunlar da ilginizi çekebilir

Antarktika’nın Altındaki Ürkütücü Karanlıkta Gizemli Yaşam Formları Bulundu

Dünyada Bulunan, En İyi 10 Doğal Mumyalanmış Vücut

2050’de Bir Milyar İnsanın İklim Mültecisi Olacağı Tahmin Ediliyor

Modern etobur memelilerle dinozor uçurumu.

Dinozorlar Neden Ya Çok Büyük Ya Da Çok Küçüktü?

Aloe vera bitkisinin içindeki jeli yüzlerce amaç için kullanabilirsiniz.

Aloe Vera Hakkında 40 Harika Kullanım Önerisi