içinde

Karl Marx Kimdir? Hayatı Hakkında Her Şey

Karl Marx
Karl Marx

Bir filozof, yazar ve sosyal teorist olan Karl Marx (1818-1883); aynı zamanda da bir ekonomisttir. Karl Marx kapitalizm ve komünizm hakkındaki ileri sürdüğü düşünceleri ile ünlüdür. Dostu Friedrich Engels ile birlikte 1848 yılında ‘’Communist Manifesto’’ adlı kitabı yayınladı. İlerleyen yıllarda da ilk cildi 1867’de Berlin’de yayınlanan ve ‘’Emek Değer Teorisi’’ni konu alan kitabı ‘’Das Kapital’’i yayımladı.

Marx’ın İlham Kaynakları

Karl Marx, Adam Smith ve David Ricardo gibi ünlü politik-ekonomistlerden esinlenmiş olmasına rağmen ‘’Marksist Ekonomi’’ çağının ana ekonomik düşünce akımları arasında yer almamıştır. Ne var ki SSCB Çin ve Küba gibi komünist olarak bilinen ülkelerde, Marx’ın attığı temeller inanılmaz sonuçlar doğurmuştur. Bunların yanında Marx’ın fikirleri, günümüz düşünürleri arasında da; özellikle sosyoloji, ekonomi politikaları veya heterdox ekonomi gibi alanlarda etkisini sürdürmektedir

Marx’ın Sosyoekonomik Düzenleri

Çoğu kişi Karl Marx ’ı sosyalizm ile bağdaştırsa da Marx’ın, sosyoekonomik bir sistem olan kapitalizmi inceleyen çalışmaları kapitalizmi anlamada önemli bir dayanak noktasıdır. Marx ‘’Das Kapital’’ adlı eserinde, toplumun iki sınıftan oluştuğunu ileri sürer. Bunlardan ilki ise Kapitalist denen iş sahipleridir. Kapitalistler söz konusu işletmenin yönetimiyle ilgilenen, işletmede kullanılan tüm hammaddelere, aletlere, üretilen mallara ve bu malların satışından elde edilen gelirlere sahip olan mülk sahipleridir. Çok daha büyük olan bir diğer grup ise proleterler veya bir diğer adıyla işçilerdir. İşçilerin malların üretiminde, satışı yapılacak ürünlerde veyahut satıştan elde edilen gelirlerde hak iddia etmesi söz konusu değildir. Bunun aksine işçiler, ürünün üretilmesi için verdiği emeğin karşılığında ödeme alır. Bu eşitsizlikten yola çıkan Marx kapitalistlerin işçilerden haksız çıkar elde ettiğini savunur.

Marx’ın Tarihsel Materyalizmi

Karl Marx

Karl Marx ’ın önemli fikirleri arasında olan bir başka teori ise ‘’Tarihsel Materyalizm’’dir. Marx ’ın bu teorisine göre; topluluklar tarih boyunca, üretimde kullandıkları teknolojiye göre şekillenmiştir. Örneğin endüstriyel kapitalizmde kapitalistler, fabrika veya ofis çalışanlarını yönetmektedir. Kapitalizm öncesi, üretimin el veya hayvan gücüyle gerçekleştirildiği zamanlarda ise bu durum feodal düzen olarak adlandırılıyordu. Derebeyleri işlenen toprağa, üretilen mallara ve gelirlere sahipken köylüler yaptıkları iş karşılığı derebeyinin topraklarında yaşıyordu.

Marx’ın Fikirlerini Temel Almak

Karl Marx ’ın çalışmaları, Vladimir Lenin veya Joseph Stalin gibi önemli komünist liderler için bir temel oluşturmuştur. Bununla da kalmayıp Marx ’ın yazdığı neredeyse her şey işçi kesim tarafından da okunmuştur. Marx ’ın düşünceleri, Kapitalizmin kendi sonunu getireceği fikrinden yola çıkarak ‘’Marksizm’’in temellerini oluşturdu. Bu akım ilerleyen yıllarda da komünizmin teorik temellerini oluşturdu. Marx’ın düşüncelerine göre; kapitalistlerin kazançlarının tek kaynağı, kapitalistlerin işçilerden ‘’çaldığı’’ emektir. Bu düşünceleri ile Karl Marx, çağının en devrimci ve önemli düşünürlerinden birisidir.

Gençlik Yılları

Karl Marx 5 Mayıs 1818’de Trier, Prusya’da(Günümüz Almanya’sı) dünyaya geldi. Babası, Karl Marx doğmadan önce lutherizme geçen başarılı, Yahudi bir avukattı. Marx, Berlin’de ve Bonn’da hukuk eğitimi aldı. Berlin’de eğitim aldığı yıllarda G.W.F. Hegel’in f filozofisiyle tanışma fırsatı buldu. Genç yaştan itibaren ‘’Young Hegelians’’(Genç Hegelciler) adlı, günün politik ve dini kurumlarını eleştiren bir grup aracılığıyla radikal düşünceler beslemeye başladı. 1841 yılında Jena Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. Radikal düşünceleri yüzünden üniversitede öğretim üyesi olamayan Marx, gazeteci olarak çalışmaya başladı. Daha sonraları da Cologne’deki ‘’Rheinische Zeitung’’ adlı liberal bir gazetenin editörü oldu.

Özel Hayatı

Prusya’da yaşadıktan sonra Fransa’ya taşınan Karl Marx, burda çok yakın dostu olan Friedrich Engels ile tanıştı. Fransa’dan sürgün edildikten sonra kısa bir süre Belçika’da yaşadı. Daha sonraları karısıyla hayatının sonunda dek yaşayacağı Londra’ya taşındı. Marx 14 Mart 1883’te bronşit ve zatülcenp yüzünden Londra’da hayatını kaybetti. Londra’daki Highgate Mezarlığı’na gömüldü. Marx’ın orijinal mezarı tanınamaz haldeydi. Bu yüzden 1954 yılında Büyük Britanya Komünist Partisi eski mezarın yerine, üstünde Marx’a ait bir büstün de olduğu büyük bir mezar taşı koydu. Mezar taşının üstünde, Komünist Manifesto’daki ‘’Tüm ülkelerin proleterleri, birleşin!’’ sözün tasviri olan ‘’Tüm diyarların işçileri, birleşin!’’ yazmaktadır.

Karl Marx

Ünlü Çalışmaları

Komünist Manifesto, Karl Marx ve Engels’in toplumun doğası ve politika hakkındaki teorilerini açılamaya çalışan aynı zamanda da Marksizm ve sosyalizmin hedeflerini belirten bir eserdir. Marx ve Engels, Komünist Manifesto ’da Kapitalizmin bir geleceği olmadığını ve eninde sonunda bütün kapitalist sistemlerin sosyalist olanlarla değiştirileceğini anlatmaya çalışmıştır. Tam adı ‘’Capital: Critique of Political Economy’’ olan ‘’Das Kapital’’ bir kapitalizm eleştrisidir. Diğer eserlerine göre çok daha akademik bir yapıt olan ‘’Das Kapital’’ Marx ’ın ticari mallar, işçi piyasası, iş bölümü ve kapital sahiplerinin ‘’getiri oranı’’nı gibi konulardaki teorilerini ortaya koyar.

‘’Kapitalizm’’ kelimesinin kökenleri tam olarak bilinemese de kelimenin kullanımını yaygınlaştırmasına rağmen bu kelimeyi il kullanan ilk kişi Karl Marx değildir. Oxford İngilizce Sözlüğü ’ne göre kelime, ilk defa 1854 yılında William Thackeray tarafından ‘’Newcomes’’ adlı kitapta para ve özel mülkler hakkındaki kaygıların belirtmesi için kullanılmıştır. Ancak iki yazar da kelimeyi aşağılama ve eleştirme manasıyla kullanmıştır.

Modern Çağa Etkisi: Marksizm

Marksizm ’in fikirlerinin modern zamanlarla direkt bir bağlantısının olduğunu söylemek zordur. Gerçekten de Eugen von Böhm-Bawerk’in ‘’Karl Marx and the Close of His Systems’’in 1898 yılında yayımlanmasından sonra çok az sayıda düşünür Marksizm‘i benimsedi. Böhm- Bawerk, Marx’ın fikirlerini oluştururken kapital marketlerini ya da öznel değerleri nasıl göz ardı ettiğini ortaya koyarak Marx’ın vardığı sonuçların çoğunu geçersiz kıldı. Tüm bunlara rağmen modern çağın ekonomi düşünürlerinin Marx’tan öğreneceği çok şey vardır.

Karl Marx, kapitalist düzenin en sert eleştirmeni olmasına rağmen diğer ekonomik düzenlerin kendi düzeninden çok daha üretken olduğunun farkındaydı. Karl Marx ’a göre ilk olarak bütün toplumlar kapitalist düzeni benimsemeliydi. Kapitalizmin beraberinde artan üretim kapasitesi sayesinde işçiler er ya da geç komünizmi benimsemek için ayaklanacaklardır. Ancak daha önceleri Adam Smith ve David Ricardo gibi düşünürlerle hemfikir olan Marx, kapitalizmin karı arttırmak ve başka kapitallerle olan rekabetini sürdürmek için giriştiği fiyatları düşürme politikasının ekonomideki kar oranlarını sürekli düşüreceğini öngörmüştür.

Karl Marx

Emek-Değer Teorisi

Diğer klasik ekonomistler gibi Karl Marx da ‘’Emek Değer Teorisi’nin market fiyatlarının neden görece farklı olduğunu açıkladığına inanıyordu. Bu teori üretilen bir malın değerinin üretimde harcanan süreyle nesnel olarak ölçülebileceğini öne sürüyordu. Örneğin, bir masanın üretimi için iki saat gerekirken sandalye için bir saat yeterliyse masa sandalyeden iki kat daha değerlidir. Karl Marx ‘’Ememk Değer Teorisi’’ni çağdaşlarından ve kendisinden önceki düşünürlerden de çok daha iyi bir şekilde anlamıştır. Marx, Das Kapital’de ‘’ Eğer ticari mallar onlara harcanan emeğin değeri fiyatına satılsaydı kapitalistler karlarına nasıl ulaşacaklardı’’ şeklinde belirttiği düşünceleri ile laissez-faire ekonomistlerine de sert bir şekilde meydan okumuştur. Marx’a göre kapitalistler, üretim maliyetlerini düşürüp karlarını arttırmak için işçilerini fazla çalıştırıp düşük maaşlara tabii tutuyordu.

Marx ’ın teorilerinin geçersiz olduğu kanısına varılınca birçok ekonomist ‘’Sübjektif, Değer Teorisi’’ni benimsedi. Tüm bunlara rağmen Marx, yaptığı önermelerle ‘’Emek Değer Teorisi’’nin ne kadar zayıf olduğunu göstererek istemsizce yeni bir ekonomik düşünce devrimini başlatmıştır. Bundan dolayı herhangi bir ekonomik düzen kurulurken ahlaki ve insani faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerekiyor. Bu değişimin de gerçekleşmesi için tarihsel materyalizmde de belirtildiği gibi üretim yöntmelerinin ve teknolojik imkânların gelişmesi gerekmektedir

Ekonomik Değişimden Sosyal Dönüşüme

UC-Berkely’de ki ekonomi profesörü Dr. James Bradford DeLong, 2011 yılında Karl Marx ’ın ekonomi bilimine asıl katkısının, ‘’The Communist Manifesto’’daki ekonomik büyümenin sosyal sınıfları ve politik güç mücadelesini nasıl etkilediğini açıklandığı on paragraflık bir kısımdan oluştuğunu yazmıştır.

Bu durum ekonominin genellikle göz ardı edilen yönü olan duygulara ve politik çıkarlara dikkat çekiyor. Bu önermenin sonucu olarak da Fransız ekonomist Thomas Piketty gelir eşitsizliğinin aslında bir sorun olmadığını; gelir eşitsizliği ne kadar kapitalizmin yararına görünse de halkın tepkisinden dolayı geri tepebileceğinden ve düzenin de değişebileceğinden bahsetmiştir. Bu değişimin de gerçekleşmesi için tarihsel materyalizmde de belirtildiği gibi üretim yöntemlerinin ve teknolojik imkânların gelişmesi gerekmektedir. Tabi ki de, yeni bir ekonomik düzen kurulmak isteniyorsa bunu yaparken ahlaki değerleri ve insan faktörünün de göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

Altan Bora Menekşe


Bunlar da ilginizi çekebilir

Stephen King Biyografi

Sosyoloji nedir?

Ekonomi Nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GIPHY App Key not set. Please check settings

Hayatımızı İyileştirme Yolları

Hayat Kalitenizi Arttıracak 33 Bilimsel Yöntem

Konfüçyüs

Konfüçyüs Kimdir? Hayatı, Felsefesi, Kitapları