içinde ,

Dalgaların Altında Gizlenen Atlantis Batık Şehirler

Baiae, İtalya
Bu batık Roma heykeli Baiae'de keşfedildi. (İmaj kredisi: Getty Images)

Batık şehirler: İnsanların hayatta kalmak için suya ihtiyacı vardır. Bu nedenle bu doğal kaynağa erişim, tarih boyunca evlerimizi nerede yapacağımıza karar vermemizde önemli bir faktör olmuştur. Nehirlerin, göllerin ve kaynakların yakınında ev inşa etmek, insanlara suya erişim sağlamıştır. Ayrıca balıkların mevcudiyeti, güvenilir bir gıda kaynağına sahip oldukları anlamına geliyordu. Tekneyle seyahat etmek, karada daha hızlı gezinmenin kolay bir yolu haline geldi ve türümüzün yeni alanlara göç etmesini sağladı.

İnsanlar kıtalara yayıldıkça ve nüfusları artmaya devam ettikçe medeniyetler arasındaki ticaret daha sık hale geldi. Kıyı yerleşimleri, daha büyük gemilerin gelip gitmesine izin verdi, ticareti artırdı ve yerel ekonomiyi canlandırdı ve birçok liman kasabası inşa edildi.

Ancak deniz kıyısı her zaman yerleşmek için güvenli bir yer değildir. Sel, deprem ve tsunami gibi doğal afetler, kötü hava koşulları ve değişen deniz seviyeleri, insanların yüzlerce yıl süren inşaatlarını bir günde yok edebilir ve araziler, binalar hatta insanların hayatları harap olabilir.

Şimdi derinliklerin altında kalmış olan bazı kayıp uygarlıklara göz atıyoruz.

Thonis-Heracleion, Mısır

Thonis-Heracleion Mısır
Eski bir Mısır tanrısının bu heykeli, Thonis-Heracleion’da önemli bir buluntuydu. (İmaj kredisi: Alamy)

Batma tarihi: altıncı veya yedinci yüzyıl

İskenderiye’nin kuzeybatısında, Nil Deltası’nda bulunan Thonis-Heracleion, sarsıntıların araziyi zayıflatıp tuzlu suyun altına çekmesinden önce popüler bir ticaret limanıydı. Bölge bir eser hazinesine sahiptir, ancak Nil tanrısı Hapi’nin 6 tonluk dev heykeli, harabelerdeki en önemli bulgulardan biridir.

Pavlopetri, Yunanistan

Pavlopetri Yunanistan
Bu şehir 3.000 yıldan fazla bir süredir su altında. (İmaj kredisi: Alamy)

Batma tarihi: 1000 M.Ö.

Pavlopetri’nin kalıntıları 1967’de ortaya çıkarıldı. Yapı malzemeleri ve çanak çömlek p∂rçaIarının analizleri bunların yaklaşık 5.000 yıl öncesine ait olduğunu gösteriyor. Kasaba, muhtemelen depremler tarafından yok olmadan önce 2.000 yıl boyunca yer üstünde kaldı. Kasabanın düzeni, sokakları, binaları ve mezarları zamanla aşınmış ancak görülebilmektedir. Bu şehir dalgaların 4 metre altında mükemmel bir şekilde korunmuştur. Suların altında en az 15 bina tespit edilmiştir.

Aslan Şehri, Çin

Aslan Şehri Çin
Qiandao Gölü, Bin Ada Gölü olarak da bilinir. (İmaj kredisi: Getty Images)

Batma tarihi: 1959

Çin’in Zhejiang şehrindeki bu vadi, bölgede hidroelektrik güç üretmek ve Qiandio Gölü’nü oluşturmak amacıyla bilerek sular altında bırakıldı. Bu insan yapımı gölün 25 ila 40 metre altında, zaman içinde donmuş olan bir antik kent yatıyor. Bazı insanlar bu şehirdeki yapıların daha eski olduğunu öne sürse de şehrin yaklaşık 1400 yıllık olduğu biliniyor. Aslan şehri şu anda kısmen sular altında olan Wu Shi Dağı’nın eteklerinde yer almaktadır.

BBC’ye göre Doğu’nun Atlantis’i olarak adlandırılan şehir, 2001 yılında bir dalış gezisinde ahşap kemerler üzerinde tüm ihtişamıyla hayatta kalan ejderha, anka kuşu ve aslan oymalarıyla yeniden keşfedildi. Suyun saflığı sayesinde tapınaklar, pagodalar ve diğer yapılar bozulmadan kaldı ve arkeologlara antik Çin’in mimari tasarımına dair fikir verecek bir kapı açtı.

Saeftinghe Bataklığı, Hollanda

Saeftinghe Bataklığı, Hollanda
Saeftinghe’den geriye kalan tek şey, genellikle çalkantılı gelgitlerle kaplı bataklıktır. (İmaj kredisi: Getty Images)

Batma tarihi: 1584

Şimdilerde Batık Saeftinghe Ülkesi olarak bilinen bu bölge, bir zamanlar varlıklı bir köydü. 13. yüzyılda insanlar verimli topraklarda inşaat yapabilmek için bataklığı kuruttuktan sonra selden korumak için geri kazanılan arazinin etrafına bentler diktiler. Saeftinghe çevresindeki toprakların çoğu 1570 All Saints selinde kaybedildi, ancak son darbe 1584’teki 80 Yıl Savaşları sırasında geldi.

Bölgenin web sitesine göre İspanyollardan bağımsız olmak için savaşan Hollandalı askerler, Antwerp’i savunurken son set bariyerlerini yıkmak zorunda kaldılar ve Schelde Nehri sularının kasabayı ele geçirmesine izin verdiler. Yerel bir efsane ise 1570 selini kasaba halkı tarafından esir tutulan bir denizkızının gazabına bağlıyor. Bugün yerleşim; kum ve kil katmanları altında gömülüdür ancak bir manastıra ait olabilecek tuğlalar ele geçmiştir.

Port Royal, Jamaika

port royal jamaika
Sanatçı Jan Luyken’in Port Royal felaketiyle ilgili izlenimi. (İmaj kredisi: Alamy)

Batma tarihi: 7 Haziran 1692

Karayip korsanIarı limanı Port Royal, BBC’ye göre kötü bir depremden ve ardından gelen tsunamiden önce dünyadaki en kötü şehir olarak biliniyordu. Yoğun sarsıntı; yerinden çıkmış ve denize akıyormuş gibi görünen yaklaşık 2000 tuğla binanın altındaki kumu sιvιIaştırdı. O sırada kasabanın tahmini 6.500 sakininden 2.000’inin deprem ve tsunamide öIdüğü düşünülüyor. UNESCO’ya göre, sonrasında yaralanmalardan ve hastalıktan 3.000 kişi daha öIdü.

Rungholt, Almanya

Rungholt, Almanya
Rungholt’a ev sahipliği yaptığından şüphelenilen alan şu anda çoğunlukla tuz yatakları. (İmaj kredisi: Getty Images)

Batma tarihi: 16 Ocak 1362

Bir araştırmaya göre Wadden Denizi’nde bulunan toprak işleme kalıntıları ve kanıtları, bir ticaret limanı olarak varlığını ima etse de uzun süredir sadece bir efsane olarak kabul edilen Rungholt’un tam olarak nerede olduğu hala bilinmiyor. Saint Marcellus selinin kasabanın ortadan kaybolmasının ardındaki suçlu olduğu düşünülüyor. Kuzey Denizi’nden gelen tropikal olmayan bir kasırganın gelgitleri Britanya Adaları, Hollanda, kuzey Almanya ve Danimarka kıyılarını kırıp geçirerek binlerce öIüme neden oldu.

Atlit Yam, İsrail

Atlit Yam, İsrail
Alanda antik yarım daire bir taş ortaya çıkarılmıştır. (İmaj kredisi: Wikimedia Commons/ Hanay)

Batma tarihi: MÖ 6300

Bu Neolitik köy, Akdeniz’in 8 ila 12 metre altında; deniz arkeoloğu Ehud Galili’nin keşfetmesine kadar 8.000 yıldan fazla bir süre boyunca gizlenmiş durumda kalmıştır. Şimdiye kadar keşfedilen en eski batık yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilir. Dikkatli kazιIar, ocaklı dikdörtgen evler ve taş bir kuyunun kalıntılarını ortaya çıkardı.

En ilginç buluntulardan biri; her biri yaklaşık 600 kilogram ağırlığında yedi büyük taştan yapılmış, bir su kaynağının etrafına inşa edilmiş büyük taşlardan oluşan bir yapıydı. Aynı zamanda mezar yerleri ve insan kalıntıları da ortaya çıkarılmıştır. Daha önce yapılan bir çalışma bir tsunaminin bu şehirin batmasından sorumlu olabileceğini öne sürüyor.

Baiae, İtalya

Baiae, İtalya
Bu batık Roma heykeli Baiae’de keşfedildi. (İmaj kredisi: Getty Images)

Batma tarihi: 16. yüzyıl

Baiae, bir zamanlar sefahatle tanınan bir Roma kaplıca kasabasıydı. Bölgedeki yeraltı basıncı, karaların yükselip alçalmasına neden oluyor ve antik tarihinin çoğu şimdi deniz seviyesinin altında yatıyor. Pisonian Villası’nın sualtı kalıntıları ve İmparator Claudius’un heykelleriyle süslenmiş anıtlar dikkat çekicidir. Ayrıca Julius Caesar, imparatorlar Hadrian ve Septimius Severus, generaller Gnaeus Pompeius Magnus ve Gaius Marius ve politikacı Lucius Licinius Lucullus da dahil olmak üzere birçok ünlü Romalı bu tatil beldesini ziyaret etmiştir.

Eylül Ustaoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GIPHY App Key not set. Please check settings

One Comment

Bilim İnsanları Brokoliyi Pişirmenin Daha Sağlıklı Bir yolunu Buldular

Bilim İnsanları Brokoli Pişirmenin Daha Sağlıklı Bir yolunu Buldular

İnsanların Mars’ta Üremesi Artık Mümkün

İnsanların Mars’ta Üremesi Artık Mümkün