içinde ,

Timur, Timur Devleti’nin Kurucusu ve İlk Hükümdarı

Timur

Timur (9 Nisan 1336 – 17 veya 18 Şubat 1405) bir Türk-Moğol fatihi, İran ve Cental Asya’daki Timur İmparatorluğu’nun kurucusu ve Timurlu hanedanlığının ilk hükümdarıdır. Türkçe’de timur, demir anlamına gelir.

İçindekiler

 

Timur bazı kaynaklarda Temūr, Temür, Amir Timur, Timur-i lang veya Tamerlane olarak bilinir. Farsçada Timur-i lang, Topal Temur anlamına gelir. Avrasya Bozkırının büyük göçebe fatihlerinin sonuncusuydu ve amacı Cengiz Han’ın büyük Moğol İmparatorluğu’nun restorasyonuydu. 1227’de ölen Cengiz Han ve Timur ortak bir atayı paylaştı.

Timur, yaşamı boyunca Büyük İskender dışında herkesten daha fazla toprağı fethetti. Timur, saltanatının sonlarına doğru Çağatay Hanlığı, İlhanatlık ve Altın At’ın tüm kalıntılarını kontrol ederek Çin’deki Yuan hanedanını da yeniden kurmaya çalıştı. Ordusu birkaç farklı etnik kökene sahip askerleri içeriyordu ve Asya, Afrika ve Avrupa’da hem iyi biliniyordu hem de çok korkuluyordu. Delhi’den Moskova’ya, Orta Asya’nın Tien Shan Dağları’ndan Anadolu’nun Toros Dağları’na Avrasya’yı geçti. Günümüz bilim adamlarına göre, Timur’un seferleri tahmini 17 milyon insanın ölümüne neden oldu. Bu, o zamanlar dünya nüfusunun yaklaşık% 5’ini oluşturuyordu.

Timur’un krallığı 16. Ve 17. yüzyılda daha da yapılandırılmış olan ‘Barut İmparatorluğu’ olarak adlandırılan imparatorlukların yükselişine zemin hazırladı. Timur hakkında yazan Avrupalılardan biri, İspanyol kralı Enrique III de Castilla adına Timur’u ziyarete gönderilen kraliyet elçisi Ruy Gonzalez de Clavijo’dur. İran’da, Ali Sharaf ad-Din Timur hakkında tam bir biyografi yazdı. Arap bir dinleyici için Ahmed ibn Arabshah bunu Arapça olarak yaptı.

Timur

Timur Hakkında

Timur, 9 Nisan 1336’da, Semerkant’ın yaklaşık 50 mil güneyinde bulunan Kesh’te doğdu. Babası, Barlas kabilesinin küçük bir şefiydi ve onun aracılığıyla Timur, atası Cengiz Han ile ortak olarak paylaştığı bir erkek soyu olan Tumbinai Setsen’in soyundan geldiğini iddia etti. Kaynaklarda uzun ve sağlam yapılı, büyük bir baş ve geniş bir alnı ile tanımlanır. Cildi soluk ve kızıldır ve sakallıdır.

Biyografi yazarı Sharaf ad-Din’e göre Timur, yirmili yaşlarında koyun çalarken oklarla yaralandı. Bu onu sağ bacağından topal bıraktı ve bu hayatının geri kalanında sağ kolunun sert olmasına neden oldu. Bu nedenle Farsça adı Timur-i lang’dir (Topal Temur). Topal oluşu onu yavaşlatmıyor gibiydi ve 35 yaşından önce Çağatay mirasını oluşturan tüm toprakların kontrolünü elinde tutuyordu. Balkh’da hükümdar ilan edildikten sonra Semerkant’ı başkenti yaptı.

Timur’un okumayı veya yazmayı öğrendiğine dair hiçbir kanıt yoktur, ancak Türkçe ve Farsça dahil iki veya üç dil konuştuğu ve yemek yerken kendisine tarih kitapları okuttuğu bilinmektedir. Zeki ve sanat aşkıyla tanımlanan Timur aynı zamanda mimari ve bahçe işlerine de oldukça ilgiliydi. Satranç oynamayı severdi ve ayrıca 110 kareden oluşan bir tahtada standart sayıda parçanın iki katının kullanıldığı oyunun daha ayrıntılı bir biçimini icat etti. Bugün bu oyuna Tamerlane Satranç denmektedir.

Timur

Timur’un Dini

Timur’un kendi dini inancı bilim adamları arasında tartışmalı bir sorundur. Fetihlerine meşruiyet kazandırmak için İslami sembollere ve dile güveniyordu ve sık sık kendisinden İslam’ın Kılıcı olarak söz ediyordu. Eğitimsel ve dini İslami kurumları desteklemekteydi ve Borjigin liderlerini İslam’a yönelmeleri konusunda teşvik etti. Bazı bilginler, Hz.Peygamber’in evine duyduğu saygı ve Ali’nin soyundan geldiğini iddia ettiği mezar taşındaki soyağacına dayanarak onu Şii (Şii Müslüman) olarak tanımladılar. Timur’un ordusunda Şiilerin varlığı, ordusu homojen olmaktan uzak olsa da, bu sonuçları destekledi.

Resmi din danışmanı Şii değil, Hanefi bilgini Abd al Jabbar Khwarazmi’idi ve Timur kendisini Tirmidh’in kutsal adamı Seyyid Baraka’nın öğrencisi olarak tanımlardı. Kişisel dini uygulamaları, Sufi geleneğiyle harmanlanmış Türk-Moğol şamanistik unsurlarını içermekteydi. Timur, bozkırdaki birçok göçebeyi Halk İslamı’na dönüştüren bir misyoner olan Ahmed Yesevi’nin mezarına muhteşem bir binanın inşasını emretmesiyle de ünlüdür.

Timur Devleti’nin Oluşumu

Hem göçebe hem de yerleşik nüfus için kullandığı bir yönetim sistemini miras aldı. Cengiz Han’a kıyasla yerleşik nüfusların kontrolü ve kullanımı Timur için çok daha önemliydi. Kariyerinin başlarında Sahib Qiran sıfatını kullanmaya başladı ve onu bir üçgen oluşturan üç daire ile sembolize etti. Astrolojiden alınan bu terim, “Şanslı Konjonktür Efendisi” olarak çevrilir. Timur için bu, amacını sadece şefleri, göçebeleri ve yerleşik nüfusu dengelemekle kalmayıp, aynı zamanda onları dinamik bir kurumsal sisteme entegre etmeyi de ifade ediyordu.

18 Haziran 1391’de Timur’un ordusu büyük Kanduzcha Savaşı’nı kazandı ve 28 Temmuz 1402’de Timur adamlarını Ankara’da Osmanlı ordusuna karşı zafere taşıdı.

"<yoastmark

Timur’un Ordusu

Timur’un ordusu,her biri 10.000 erkek içeren askeri birimlerden oluşan tümen şeklinde organize edildi. Ordu, sadece aşırı derecede şiddetli ve vahşi olmasıyla değil, aynı zamanda karışık yapısıyla da ünlüydü. Timur için önemli merkez olan topraktan ve yakın zamanda fethedilen topraklardan gelen askerleri de içeren ordu çağdaş kaynaklar tarafından farklı insanların büyük bir topluluğu olarak tanımlanıyordu; göçebe gruplardan insanlar ve yerleşik nüfuslardan insanlar; Müslümanlar ve Hristiyanlar, Moğullar ve Anadolulular ve Türkler, Araplar, Tacikler, Gürcüler, Persler ve Hintliler gibi çeşitli etnik kökenler içermekteydi. Timur’a en sadık kabileler arasında Barlas ve Jalayir vardı.

İpek Yolu Tutkusu

Ticarete büyük ilgi duyuyordu ve İpek Yolu’nu yeniden canlandırmak istiyordu. İpek Yolu’nu kontrol altında tutma isteği Batı’dan Doğu’ya uzanan bu son derece uzun yolda bulunan çeşitli uluslar ve imparatorluklarla savaşmak zorunda olması demekti.

Çin

1395 yılında, İmparator Hung-wu’nun büyükelçiliklerinden biri Semerkant’a ulaştı ve Timur tarafından derhal hapse atıldı. İlk Ming hükümdarı İmparator Hung-we, çeşitli eski Yuan kollarına büyükelçilikler göndererek onlardan Ming’i efendileri olarak tanımalarını istiyordu. Timur’un Ming’e boyun eğmeye niyeti yoktu. Aksine İpek Yolu’nun o bölümünün kontrolünü ele geçirmek, Yuan’ı eski Moğol ihtişamına kavuşturmak ve fatih olarak başarılarında Büyük İskender’i geçmek için bir sefer planlıyordu.

Timur

1402’de İmparator Yung-lo, Ming’in lideri olarak Hung-wu’nun yerini aldı. Timur’un dostça olmayan niyetlerinin farkındaydı ama Semerkant’a bir büyükelçi gönderdi. Bu büyükelçi de tıpkı ilki gibi hapsedildi. 1405’te Yung-lo, Timur’un karada batıdan saldırması durumunda Çin’in izole olmamasını garantilemek için batıya bir dizi deniz seferi başlattı. Nihayetinde Timur kendi zamanının gelmesi için oldukça yıldır nekliyordu ve bunun için çok hırslıydı. Generalleri bahara kadar Semerkant’ta kalmasını tavsiye etti, ancak bu öneriyi reddetti. Bunun yerine, birliklerini Jaxartes nehri boyunca hemen kuzeye taşımalarını ve bahar gelir gelmez Çin’e saldırmaya hazır olmalarını istedi.

Ocak 1405’in başlarında Timur, büyük bir ordu eşliğinde Semerkant’tan ayrıldı. Kesin tarih astrologları tarafından seçilmişti. Bu sıralar ise zaten oldukça yaşlı ve yürüyemeyecek kadar zayıftı.Ata bile binecek gücü bulunmadığından bir sedyede taşındı. Fakat yolculuk kötüye gitti. Ocak sonunda Utrar’a ulaştıktan sonra Timur’un sağlığı çok kötü bir durumdaydı. Utrar’dan daha uzağa gitmedi; 17 veya 18 Şubat 1405’te orada öldü. Cesedi Semerkant’a geri getirildi ve Gur-i-Mir’e gömüldü. 1941’de cesedi Rus bilim adamı M.M. Gerasimov tarafından topraktan çıkarıldı.Gerasimov, incelemeleri sonrasında,bu iskeletin kabaca 173 cm boyunda olan ve daha sonra Mongoloid ırkı olarak adlandırılan ırkın bir üyesi olan bir adama ait olduğunu doğruladı. Bunun yanı sıra incelemelerde topallıkta doğrulandı.

Deniz BORA


Bunlar da ilginizi çekebilir

Çin Seddi – Nerededir?, Tarihi, Yapısı ve Uzunluğu

Çin Seddi Hakkında 10 Gerçek Bilgi

Antik Çağ’da Mezopotamya: Mezopotamya’nın Ünlü Kralları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GIPHY App Key not set. Please check settings

One Comment

Bağıran Ebeveynler Hakkında Bilim Ne Söylüyor ?

Bağıran Ebeveynler Hakkında Bilim Ne Söylüyor ?

Beynimiz Biz ve Başkalarının Nereye Gittiğini Nasıl İzler?

Beynimiz Biz ve Başkalarının Nereye Gittiğini Nasıl İzler?