içinde

Niels Bohr Kimdir? Eğitimi, Hayatı

Niels Bohr
Niels Bohr

Niels Bohr, 1885 ve 1962 yılları arasında yaşamış olan Hollandalı ünlü fizikçidir. Niels Henrik David Bohr, atoma ve daha da önemlisi dünyaya bakış açımızı geliştirdiği atom modellemesi ile tamamen değiştirdi. Söz konusu atomlar ya da daha küçük maddeler olduğunda, klasik fizik yasalarının geçerliliğini kaybettiğini fark etmişti. Sonrasında, o zamanlarda kabul görmüş olan Rutherford Atom Modeli’ni geliştirerek kuantum mekaniğinin temellerini attı. Kendisinin geliştirdiği atom modeline daha sonrasında Bohr Atom Modeli denilmiştir. En basit hali ile bu model şu şekilde açıklanabilir; çekirdeğin etrafında bulunan elektronlar sadece kendilerine “izin verilmiş” belirli yörüngelerde bulunabilir ve diğerlerinde bulunmaları yasaktır. Bu geliştirdiği model ile, doğanın atomik skaladaki işleyişini anlayış şeklimizi kökten değiştirmiştir.

"<yoastmark

Niels Bohr’un Çocukluk Yılları

Niels Bohr, 7 Ekim 1885 yılında, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da doğdu. Zengin bir ailenin ortanca çocuğuydu. Babası, Christian Bohr, sonrasında iki kere Nobel ödülü için aday gösterilecek olan geleceği parlak ve zeki bir fizyoloji profesörüydü. Annesi, Ellen Adler ise zengin Hollandalı bir politikacının kızıydı. Bohr ailesi, çocuklarının eğitimine çok önem veriyorlardı. Bu yüzden, Bohr 7 yaşına gelene kadar evde eğitim gördü. Sonrasında, Gammelholm Grammar School isimli bir okulda eğitimine devam etti. Öğrencilerin çok sıkı çalışmasını bekleyen ve katı kuralları olan okul, hem ilkokul hem de liseydi.

Babası, Kopenhag Üniversitesi’nden arkadaşları olan diğer profesörleri evine davet ederdi. Onlarla bir çok farklı konuda fikir alışverişi yapardı. Ancak, bu sohbetler sadece kendi uzmanlık alanları ile sınırlı kalmayıp bilimden, sanata ve filozofiye kadar uzanan derin tartışmalar yaşanırdı. Christian Bohr, bu sohbetleri çocuklarının dinlemesini teşvik ederdi. Bohr ailesinin üç çocuğu da Kopenhag Üniversitesi’nden mezun oldu. Jenny Bohr, Flemenkçe ve Tarih öğretmeni, Harald Bohr ise ünlü bir matematikçi oldu.

"<yoastmark
Bohr Ailesi

Bilime Uyanan Merak

Niels Bohr, okulunda işlenilen birçok konuya hakim olsa bile, bir Hollandalı olarak kendi anadili ile ilgili sorunlar yaşıyordu. Flemenkçe konuşmaktan ne kadar zevk alıyorsa kompozisyon yazmaktan da bir o kadar hoşlanmıyordu. Matematik dersine olan ilgisi ve becerisi, onu bilime daha da yakınlaştırmaya başladı. Lise döneminde, matematiğe olan ilgisi fizik bilimine doğru kaymaya başladı. Derste işlenilen kitaplardaki yanlış bilgileri düzeltebilecek kadar geliştirmişti kendini. Keskin zekasının yanı sıra, fiziksel açıdan da çok güçlüydü. Eğer birisi bir yanlış yapıyorsa, bunu düzeltmekten de çekinmiyordu. Bu yüzden de birçok kavgaya karıştığı olmuştur. Ancak, bu kavgalardan da genellikle galip olarak çıkıyordu.

Niels Bohr
Niels Bohr

Bu zamana kadar ki en iyi teorik fizikçilerden biri olan Niels Bohr, vakit buldukça erkek kardeşi ile babasının atölyesinde çokça vakit geçirmişlerdir. Tabii, bu durum ileride kendisinin işine de yarayacaktır. Babası, her ne kadar Niels’ın potansiyelini görmüş olsa da, onun ileride açık görüşlü bir bilim insanı olabilmesi için hem kültürel alanlarda hem de spor dallarında kendini geliştirmeye itmiştir. Bir yandan çocuklarını kültürel anlamda besleyebilmek için kendisinin çok da ilgi duyduğu Alman yazar Goethe’nin Faust adlı kitabından uzun alıntılar yaparken, diğer yandan da kendisi büyük bir futbol tutkunu olduğu için çocuklarını kendi okullarında ve üniversitede futbol oynamalarını teşvik ediyordu. Bu teşviklerle beraber, Niels kaleci oldu ve erkek kardeşi Harald, Danimarka takımına katıldı ve olimpiyatlarda gümüş madalya aldı.

Bohr’un Lisans Dönemi ve Yaptığı Önemli Çalışmalar

1903 yılında, 17 yaşındayken liseden mezun olan Niels Bohr, Kopenhag Üniversitesine başladı. Astronomi, kimya, ve matematik ile ilgili çalışmalar yaptı ancak fizikten mezun oldu. 1905’te kendisi henüz daha ikinci sınıftayken, Danimarka Kraliyet Bilimler Akademisi (The Royal Danish Academy of Sciences), sıvıların yüzey gerilimini ölçme yöntemlerine ilişkin en iyi araştırma makalesi için altın madalya verileceğini duyurdu. Bu ödül için asıl amaçlanan hedef kitle kendi alanında daha öncesinde çalışmalar yapmış bilim insanlarıydı ve hiçkimse lisans öğrencisinin katılmak isteyeceğini düşünmemişti. Niels Bohr ise kendi potansiyelinin farkındaydı. Kendini bu yarışmaya girebilecek kadar geliştirdiğini ve hazır olduğunu düşündü. Bu yüzden yarışmaya katılmaya karar verdi.

Niels Bohr şanslıydı, çünkü babasının fizyoloji laboratuvarı vardı ve ona kendi çalışmalarını yürütebileceği bir alan verildi. Aylarca, gece gündüz demeden, vakit buldukça çalışmalarını yürüttü. Ekipmanlarını kendisi yapıyor ve sonrasında ürettiği ekipmanları sıvının yüzey gerilimini ölçmek için kullanıyordu. Ancak bir süre sonra, bu bir takıntıya dönüşmeye başlamıştı. Bunu fark eden babası, deneylerini sonuçlandırıp bir an önce makaleye çevrilmesi için oğlunu teşvik etti. Makalesini yazabilmek için büyük babası ve büyük annesinin taşra mülkünde inzivaya çekildi. 1906 yılının ekim ayında makalesini komiteye teslim etti. Bu makale ile birlikte altın madalyaya layık görüldü. Henüz bir lisans öğrencisi için bu büyük bir başarıydı. Bu ödülü, Peder Pedersen adında bir kişi ile paylaştı. Pedersen daha sonrasında elektrik mühendisliği profesörü olmuştur. 1907 yılında ise lisanstan mezun olmuştur.

Yüksek Lisans ve Doktora

Bohr

1907 yılında fizik üstüne yüksek lisansa başlayan Niels Bohr, sonrasında aynı alandan doktoraya devam etti. 1911’in nisan ayında tamamen teorik olan tezini sunarak doktoradan mezun oldu. Hem yüksek lisansında hem de doktorasında metallerin elektron teorisi üstüne çalıştı. Bohr’un akademik olarak yükselmeye başladığı dönem, aslında fizik bilimi için çok heyecan verici bir döneme girmişti.

J.J. Thompson ile Kötü Bir Başlangıç

Yurtdışında doktora sonrası araştırma için bir yıllık burs alan Niels Bohr, J.J. Thompson’ın İngiltere’nin Cambridge şehrinde bulunan Cavendish Laboratuvarı’na kabul edildi ve Ekim 1911’de çalışmaya başladı. Ancak bundan sonra şansı çok da yaver gitmedi. Eski alışkanlığı olan, kitapta yazılan yanlışları düzeltme huyu, J.J. Thompson ile arasının açılmasına sebep oldu. Henüz daha 26 yaşında olan Niels Bohr, J.J Thompson ile ilk konuşması sırasında, kendisinin yazmış olduğu kitaptan bir sayfayı işaret ederek, nezaketten yoksun bir şekilde “Bu yanlış!” demiştir ve bu şekilde de hiçbir zaman yıldızları barışmamıştır. Daha sonrasında laboratuvarda yapılan çalışmalara ilgisini kaybetti.

Ernest Rutherford ile Bohr’un Tanışması

1911 in sonlarına doğru, Niels Bohr ’un Ernest Rutherford ile tanışma fırsatı oldu. Rutherford’un laboratuvarı Manchester Üniversitesi’ne bağlıydı. Kendisi ile iletişime geçip, onun çalışmalarına katılıp katılamayacağını sordu. Rutherford ise Thompson’ın onayı olursa, bunun mümkün olabileceğini söyledi. 1912’nin mart ayında, çalışmalarının devamı için Manchester’a giden trene bindi. Aslında bu yolculuk onu ilerideki en yakın arkadaşına ve çalışmalarına ilham verecek kişiye götürüyordu. Arkadaşlıklarının ilerleyen dönemlerinde, Niels Bohr ve Rutherford, eşleriyle beraber birçok tatili beraber geçirecekler 25 yıl beraber çalışacaklardı. Hatta, Rutherford’un cenazesinde, Rutherford’un ailesi teselli eden kişi de kendisi olacaktı.

Ernest Rutherfort ve Niels Bohr
Ernest Rutherford ve Niels Bohr

Rutherford, 1908 yılında radyoaktivite üzerine olan çalışması için Nobel Ödülü kazanmıştı. 1909 yılında ise atomik nükleusu keşfetmiş ancak her ne kadar kendisini kanıtlamış bir bilim insanı olsa bile, geliştirmiş olduğu atom modellemesi bilim camiası tarafından kabul görmüyordu. Özet olarak, Rutherford atom modeli, negatif yüklü elektronların, pozitif yüklü çok küçük ve yoğun olan çekirdeğin etrafını çevrelediği ve atomun yapısının aslında bu şekilde olduğunu savunan bir modeldir.

Niels Bohr ise bu atom modelinden etkilenmiş, özellikle elektronların davranışları (kendi doktora tezinin konusu) ilgisini çekmişti. Bohr, 1912’nin sonbaharında kafasını kurcalayan iki fikirle tekrar Danimarka’ya döndü. Birincisi, elektronların nasıl davrandığı anlamak istiyordu. İkincisi ise Rutherford’un bir bilim insanı ve fizikçi olarak davranışlarını kendine örnek almak istiyordu. Rutherford’un etrafına yaydığı heyecan, bilgi ve inanılmaz enerjisi, ona ilham vermişti. Onun grubunun entelektüel olarak canlandırıcı atmosferini oldukça hoş bulmuştu ve bir gün Kopenhag’da eşit derecede seçkin bir araştırma grubu kurmayı umuyordu.

Hande Özge Aydoğan


Bunlar da ilginizi çekebilir

En Ünlü Fizikçiler ve Buluşları Listesi

Andre Marie Ampere Kimdir? Andre Marie Ampere’in Biyografisi

Anaximander Kimdir? Bilime Katkıları

Amedeo Avogadro Kimdir? Amedeo Avogadro’nun Biyografisi

Marie Curie Kimdir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GIPHY App Key not set. Please check settings

5 Comments

Güney Amerika Kıtası

Güney Amerika Kıtası Hakkında Her Şey

Bohr

Niels Bohr’un Bilime Olan Katkıları