içinde ,

Hammurabi Kanunları Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 8 Şey!

Antik Çağ’ın En Önemli Kanunnamesi olan Hammurabi Kanunları Sıra Dışı Hikayesi:

Hammurabi Kanunları Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 8 Şey
Antik çağ’ın en önemli kanunnamesi olan Hammurabi Kanunları 'nın sıra dışı hikayesi.

Babil’in hükümdarı Hammurabi Mezopotamya ‘yı yönettiğinde, krallığındaki tüm insanlar için yaşam tarzını iyileştirmek istedi. Birçok reform ve inşaat projesine girişti. Ülke boyunca yeni kanallar, su kemerleri ve tapınaklar inşa etti. Aslında onun en ilerici olduğu konu o zamanlarda, bir çeşit asgari ücreti zorunlu kılmış olmasıdır. İşte antik çağ’ın en önemli kanunnamesi olan Hammurabi Kanunları ‘nın sıra dışı hikayesi: Keyifli okumalar dileriz..

1. Tarihte Bilinen En Eski Kanunnamesi Değildir

Hammurabi Kanunları çoğu kişi tarafından tarihin en eski yazılı kanunnamesi olarak bilinir. Ne var ki Yakın Doğu’da ondan daha eskiye dayanan en az iki kanunname daha vardır: En eskisi, Ur Kentinde bulunan kanunnamedir. Sümerler Kralı Ur-Nammu dönemine, yani milattan önce yirmi birinci yüzyıla kadar gider. Isin’li Lipit-İştar’ın Sümer Kanunları ’nın da, Hammurabi liderliğinden yaklaşık iki yüz yıl öncesine dayandığına dair kanıtlar mevcuttur. Bu eski kanunlar, tarz ve içerik olarak Hammurabi’nin emirlerine çarpıcı benzerlikler sergilemektedirler. Bu benzerlikler de tüm bu kanunların birbirini etkilediği, hatta belki de ortak bir kaynaktan doğmuş oldukları izlenimini vermektedir.

Kammurabi Kanunları'ın Bulunduğu Dikilitaş
Hammurabi (ayakta), kraliyet nişanını Shamash’tan (veya muhtemelen Marduk’tan ) ( Hammurabi Kanunları ‘nın bulunduğu dikilitaşın üst kısmındaki kabartma).

2. Kanunlarda Çok Vahşi Cezalar Bulunur

Hammurabi Kanunları, Antik Çağ’da çok yerleşik bir kaide olan “lex talionis”, yani “göze göz” adalet biçiminin en meşhur örneklerini bulundurur. Örneğin eğer bir adam gidip eşitlerinden birinin kemiğini kırarsa, bunun cezası o adamın tam olarak aynı kemiği kırılmasıdır. Ağır suçların cezası idam olmakla beraber idam şekilleri oldukça yaratıcı ve bir o kadar da dehşet vericidir: Eğer bir kadın ile oğlu ensest ilişkide yakalanırlarsa yakılarak öldürülürler. Yasak aşk yaşayan iki kişi, eşlerini öldürmek için tezgah kurmuşken yakalanırlarsa kazığa oturtulurlar. Göreceli olarak daha hafif suçlar bile korkunç bir cezayla sonuçlanabilir: Mesela bir oğlan babasına tokat atarsa, kanunlar oğlanın ellerinin “yontulması” gerektiğini söyler.

İşkence ise sadece çok kesin delille ispat edilebilen suçların, mesela büyücülük gibi ağır iddiaların yargı sürecinde kullanılabilir. Bu tip nadir vakalarda suçlanan kişinin savunması, ölümle yüz yüne geldiği an alınır. Kanunlara göre suçlanan kişi nehre atılır da atıldığı nehirde boğulursa, müşteki adamın tüm mal varlığını alır. Yok, tanrılar onu korur da suçlanan kişi atıldığı nehirden kazasız belasız çıkmayı başabilirse bu sefer müşteki idam edilir ve davalı onun tüm mal varlığını alır.

3. Kanunlar Sınıf ve Cinsiyet Ayrımı Gözetir.

Hammurabi Kanunları, yargıda net bir eşitlik gözetse de öngördüğü cezaların ağırlığı kişiye göre değişmektedir.

Bir kanun: “Bir adam eşitinin dişini kırarsa, onun da dişi kırıla!” derken, eşiti olmayan kişinin, yani daha alt sınıftan birinin dişini kıran kişi para cezasıyla işin içinden sıyrılabilir.

Cezalardaki bu ayrımcılık bazı konularda iyice göze çarpar: Eğer bir adam hamile bir hizmetçisini öldürürse para cezası ödemek zorundadır. Ama özgür bir hamileyi öldürürse ceza olarak kendi kızı öldürülür.

Erkeklerin hizmetçi ve köleleriyle zina etmesi meşrudur ama çapkınlık eden kadınlar sevgilileriyle birlikte bağlanıp Fırat Nehri’ne atılırlar.

4. Kanunlar Asgari Ücreti de Belirler

Hammurabi Kanunları; boşanma, mülki haklar ve ensest yasağı gibi meseleleri şaşırtıcı biçimde zamanının ötesinde ele alır. Yine de en ilerici olduğu konu bir çeşit asgari ücreti zorunlu kılmış olmasıdır.

Kanunlardaki bazı maddeler bir takım çalışma koşullarına atıfta bulunup bu koşullarda işçilere ne kadar ödenmesi gerektiğini salık verir: Çiftçi ve çobanlara “yıllık sekiz gur mısır” nisbetinde bir maaş ödenmesini şart koşarken arabacı ve denizcilere altı gur mısırı şart koşar. Doktorlar, eğer özgür bir adamın kırık kemiğini düzeltir ya da benzer bir yarasını onarırlarsa beş, azad edilmiş bir köleyi iyileştirirlerse üç, köleyi iyileştirirlerse iki şekel ücreti hak ederler.

5. Kanunlarda Masumiyet Karinesi Konseptinin İlkel Örneklerine Rastlarız.

Çağdışı cezalarıyla ün kazanmış olsa da Hammurabi Kanunları bugün hala geçerliliğini koruyan birçok değerli hukuki gelene de mimarlık etmiştir. “Suçluluğu kanıtlanana kadar herkes masumdur.” ilkesi bunlardan biridir.

Örneğin: “Her kim ki muteberlerin huzurunda bir suçlamada bulunur da kanıtlayamazsa, isnat ettiği suçun cezası ölümse, o kişi öldürüle!” diyerek kanıt yükümlülüğünün en uç şeklini sunar.

Kanunlar hukuki sürece görece modern bir yaklaşım da sergilerler. Örneğin iki taraf arasında anlaşmazlık durumu olursa, iddialarını destekleyen kanıtları bir yargıca sunmaları ve onun huzurunda tartışmaları gerekmektedir.

6. Bu Kanunların Babil Kültüründe Oynadığı Rol Tartışmalıdır

Hammurabi Kanunları, antik Babil’de günlük yaşamın nasıl işlediğine yönelik çok kıymetli bilgiler sunsa da bu kanunların toplumdaki karşılığı hala netlik kazanmamıştır. Bu kanunlar, daha önceden yazılmış ve çok daha geniş bir kanunlar listesine ek maddeler olarak kaleme alınmış olabilecekleri gibi gerçekleşmiş durumlardan derleme emsal kararlar olarak da iş görmüş olabilirler. Bazı tarihçilere göreyse Hammurabi Kanunları gerçekte bir hukuki döküman bile olmayabilir: Hammurabi’yi ilk ve en yüce lider olarak göstermek için Sümer soylularının uydurduğu bir propoganda metni olması da gayet muhtemeldir. Kanunların nasıl işlediğini bilmemizin bir yolu olmasa da kanunların yazılı olduğu levhanın kamuya sergilenecek şekilde inşa edildiğini biliyoruz.

Kanunların son bölümünde Hammurabi, hukuki bir anlaşmazlığa takılan herkesin bu yasaları “adil olanı bulmak” için okuyabileceğine “ve böylece vicdanı rahat” kimseler olacaklarına işaret eder. Bu sebeple kanunnamenin yasalardan çok öğütler bütünü olduğu da iddia edilebilir.

7. Kanunlar Geçerliliğini Babil Fethedildikten Sonra da Korudu

Hammurabi M.Ö. 1750’de öldükten sonra imparatorluğu gerileme sürecine girdi ve M.Ö. 1595’de Hititlerin Babil’i yağmalayıp tüm zenginliğine el koymasıyla tamamen dağıldı. Hammurabi Kanunları’nın etkisi ise öylesine büyüktü ki geçerliliğini birkaç yüz yıl boyunca sürdürdü. Mezopotamya’da güç, defalarca şu imparatorluktan bu imparatorluğa geçerken Hammurabi kanunları baki kaldı. Katiplik eğitimi görenlere ödev olarak Hammurabi Kanunları kopyalatıldı. Öyle ki bu kanunlara ait kısımların reprodüksiyonlarına M.Ö. 5. yüzyılda, yani Hammurabi’den bin yıl sonra yazılmış kil tabletlerde dahi rastlanmaktadır.

8. Kanunlar 20. Yüzyıla Dek Kayıptı

Antik Çağ’ın yapı taşlarından biri olan bu kanunlar bir noktada kayboldu ve 1901’de bir grup Fransız arkeolog, İran’ın antik kentlerinden biri olan Susa’da, bir zamanlar Elam İmparatorluğu’nun makamı olan meşhur diyorit steli kazıp çıkartana kadar keşfedilemedi. Tarihçilere göre Elam Kralı Şutruk-Nahtutne, bir Babil kenti olan Sippar’a M.Ö. 12. yüzyılda yaptığı akında bu dört tonluk levhayı da yağmalattı ve Susa’ya bir savaş ganimeti olarak getirtti. Şutruk-Nahtunte’nin kendi yazıtlarını ekleyebilmek için bu levhadan birkaç yazıt çıkartmış olduğu düşünülmektedir. Bugün bu levha Paris’te Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.

Onur Yürür


Bunlar da ilginizi çekebilir

Mezopotamya – Nerede?, Kültürü, Tarihi ve Mirası Hakkında Her Şey

Hammurabi Biyografi

Sümerler kimdir?, Tarihi, Devleti, Sümer Şehirleri ve Çöküşü

Antik Mezopotamya: Gılgamış Destanı

Asurlular Kimdir?

Albert Einstein'ın Beyni Nasıldı? Tuhaf Hikayesi Nedir?

Albert Einstein’ın Beyni Nasıldı? Tuhaf Hikayesi Nedir?

40’lı Yaşlarımda Öğrendiğim ve 20 Yaşındaki Kendime Anlatabilmeyi Dilediğim Hayat Dersleri

40’lı Yaşlarımda Öğrendiğim ve 20 Yaşındaki Kendime Anlatabilmeyi Dilediğim Hayat Dersleri