içinde

Chichén Itzá Nerededir? Chichén Itzá Hakkında Her Şey

Antik şehir, Meksika

Chichén Itzá
Chichén Itzá

Chichen Itza, Meksika’daki orta-güney Yucatan eyaletinde 10 kilometre karelik bir bölgede oturan harabe antik Maya şehridir. Zirve yıllarında 35.000 insana ev sahipliği yapmış dini, askeri, politik, ticari bir merkez olduğunu düşünülüyor. Yerleşim yeri, muhtemelen obruk olarak bilinen, kireçtaşı oluşumlarındaki mağara ve düdenler yoluyla bölgedeki suya kolay erişimliği nedeniyle ilk yerleşimcilerini 550’de gördü.

Chichen Itza, Uxmal’ın yaklaşık 150 km doğu-kuzeydoğusunda ve modern şehir Merida’nın 120 km doğu-güneydoğusunda yer almaktadır. Yerleşim alanının etrafındaki kurak bölgenin tek su kaynağı obruklardandır. Yerleşim alanındaki iki büyük obruk, burayı şehre uygun hale getirerek chi (“ağızlar”), chen (“kuğular”)’dan gelen ve oraya yerleşen Maya kabilesinin adı olan, Itza’yı verdi. Chichen Itza 1998 yılında UNESCO Dünya Mirasları listesine girdi.

Chichén Itzá
Chichén Itzá

Kuruluşu

Chichén, muhtemelen, Klasik Öncesi ya da Biçimlendirici Dönem’den (M.Ö. 1500-M.S. 300) bu yana bölgeyi işgal eden Yucatan Yarımadası’nın Maya halkı tarafından M.S. 6.yüzyılda kuruldu. Başlıca erken yapılar, güney ovalarının tarzlarından bir takım farklılıklar gösteren ve Puuc olarak bilinen bir mimarı tarzdadır. Bu eski yapılar Main Plaza’nın güneyinde kalır. Akabtzib, Chichanchob, Iglesia, Casa de las Monjas ve gözlemevi El Caracol’u içerir. 10. yüzyılda güney ovalardaki Maya şehirlerinin çöküşünden sonra Chichen’in merkezi Meksika’nın Toltek’inden güçlü şekilde etkilenmiş. Belki de onun yönetimi altında olan yabancılar tarafından işgal edilmişti. Bu işgalciler, yerleşim alanının adını taşıyan Itza olabilir. Ancak, bazı yetkililer Itza ’nın 200 ila 300 yıl sonra geldiğine inanıyor.

Buna karşın, işgalciler Main Plaza’nın 24 metre üzerine yükselen bir piramit, El Castillo (“Kale”) gibi büyük binaların inşasından sorumluydu. El Castillo’nun her biri 91 basamaklı, ana yöne bakan dört tarafı vardır. En üst platformundaki adım da dahil olmak üzere toplam 365 adımdan oluşuyor. Bahar ve güz ekinoksları sırasında batan güneşin yarattığı gölgeler merdivenlerden aşağı inen yılan görüntüsü veriyor. Piramidin tepesindeki tüylü bir yılan oyması, antik Mezoamerikan panteonunun en önemli tanrılarından olan Quetzalcoatl’ın simgesidir. Dokuz platformlu piramidin içindeki kazılar, yeşim taşı ile süslenmiş kırmızı bir jaguar tahtını içeren daha eski bir yapıyı ortaya çıkardı.

Casa de la Monjas
Casa de la Monjas

Amerika’nın en büyük top sahası!

Tlachtli oyununu oynamak için kullanılan top sahası 166 metreye 68 metre, Amerika’nın en büyük sahasıdır. Görünüşe bakılırsa, sahanın duvarları boyunca uzanan altı oyulmuş kabartmada kaybeden takımın bir üyesinin kopmuş kafasını tutan oyunun galiplerini gösteriyor. Avlunun ucundaki üst platformda, içinde köyü kuşatan savaşçıları gösteren bir duvar resmiyle Jaguarlar Tapınağı duruyor. Avlunun kuzeyindeki tapınak platformunda dururken 46 metre uzaklıktan bir fısıltı duymak mümkündür.

Diğer yapılar arasında Baş Rahip Mezarı ve Sütun (Bin Sütunlar) ile bitişik Savaşçılar Tapınağı bulunmaktadır. Bu binaların çoğu büyük ihtimalle Erken Klasik Sonrası Dönem’de (yaklaşık 900-1200) tamamlandı. Geç Klasik Sonrası Dönem’de (yaklaşık 1200-1540), Chichen Mayapan şehrinin yükselişinin gölgesinde kalmış gibi duruyor. Chichen Itza, bir süreliğine Mayapan İttifakı olarak bilinen siyasi bir konfederasyonda Uxmal ve Mayapan’a katıldı.

Yaklaşık 1450’de İttifak ve Mayapan’ın politik üstünlüğü son buldu. 16.yüzyılda İspanya ülkeye girdiğinde Mayalılar bir sürü küçük şehirlerde yaşıyorlardı. Chichen’in de içinde bulunduğu büyükşehirler terk edilmişti. Uzun süre ormana bırakılmış Chichen Itza, Maya için kutsal kaldı. 19.yüzyılda kazılar başladı ve bölge Meksika’nın başlıca arkeolojik bölgelerinden biri haline geldi.

Chichen’deki efsanevi bir gelenek, kurbanların şehrin ana obruğunda (harabenin en kuzey kısmında) altın, yeşim ve diğer değerli süslemelerle birlikte yağmur tanrısı Chaac’a kurban edilmesini içeren Cenote Kültü’ydü. 1904’te, tüm yerleşim alanını satın alan Amerikalı Edward Herbert Thompson, obruğu taramaya başladı; iskelet ve kurbanlık nesne keşifleri efsaneyi doğruladı.

Beril Foya


Bunlar da ilginizi çekebilir

Antik Mezopotamya’da Günlük Yaşam Nasıldı?

Antik Avrupalılar Neden 14,500 Yıl Önce Yok Oldular?

Çin, Derin Deniz Kaynakları Yarışında Mariana Çukuru’nda İnsanlı Dalış Rekorunu Kırdı

deadpool

Deadpool Film İncelemesi

hipotalamus

Hipotalamus Nedir?